Please reload

Three Billboards Outside Ebbing Missouri | Film Yorumu

January 28, 2018

 

Oscar Adaylıkları;

En İyi Film

En İyi Başrol Kadın Oyuncu

  • Frances McDormand

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu;

  • Sam Rockwell

  • Woody Harrelson

En İyi Özgün Müzik

En İyi Kurgu

 

Nihai kararlarımı vermeden önce filmi genel inceleyeceğim ve ödül sezonu tahminlerimi yapacağım.

Kitaplar ve filmler elbette kapaklarıyla yadırganmamalı ama isimler bizi hikayeye çekebilir.

Ebbing Missouri Dışındaki Üç Reklam Panosu da izlemeden önce ismiyle merakımı cezbedebildi.

Film başlangıçta Secret In The Their Eyes havası varmış gibi gözükse de ilerlediğimizde sağlam karakterlerle karşılaşıyoruz. O kadar herkesi sevdim ki Dixon’ın annesinden, reklam panocusu Red Welby’ye cüceden Desk Sergeant’a kadar, hepsi harikaydı.

Karakterlerin bu kadar iyi oluşunun yanında hikayesi de normal bir kasabanın normal kasabalılarla çarpıcı ve başka bir perspektiften işlenişiydi.

 

Ölerken Tecavüze Uğradı

 

Ve Hala Kimse Tutuklanmadı Mı ?

 

Nasıl Olur Şerif Willoughby ?

 

Bence filmin bizde sorduğu en büyük soru “Siz olsanız ne yapardınız ?”

Biri üsteki yazıları yazan üç reklam panosu yaptırsa ve siz Şerif Willoughby olsaydınız ne yapardınız ? Büyük ihtimal çoğumuz bundan rahatsızlık duyar ve hemen kaldırılması için çaba gösterirdiniz. Çoğu kasabalı gibi Mildred’a bunu yaptığı için kin beslerdiniz. Fakat şerif, katilleri bulamadığından dolayı o kadar suçlu hissediyor ki, o reklam panolarının kirasını bile ödemişti.

Frances McDormand korkusuz, deli ve içten içe çok acı çeken, öldürelen kızın annesi rolünde görüyoruz. Çocuklarıyla arası olmayan bir anne. Kızı oldukça asi, dağılmış aile dramından etkilenmiş ve ilgiyi dışarılarda arıyor. Angela için bu kadar bilgiyi ise sadece bir sahneden çıkarıyoruz. Angela nasıl biri olursa olsun ölürken tecavüze uğramayı hakketmedi. Hiçbir şey tecavüzü haklı çıkarmıyor ve filmde bize bu mesajı veriyor. Diğer kardeşi ise Lucas Hedges canlandırıyor. Mancherster by The Sea filmiyle aldığı haksız Oscar adaylığına karşı çıktığım aktörü burada oldukça beğendim. Frances'ın karakteri Mildred ise kimi zaman dişçisinin parmağını deliyor kimi zaman kızını öldürdüğünü söyleyen bir serseri ile yüzleşiyor. Bazen bir ceylan ile konuşuyor, bazen kendisiyle. Mildred karakterinin acısını daha iyi anlamalıyız diyenler olmuş ya filmde ceylan sahnesini görmemiş ya da sahneyi ceylan ile konuşan deli bir kadın görmekten ileriye gidememiş.

Şerif Willoughby’in onu sorguya aldığı sahnede aralarındaki kızgınlık, şerifin Mildred’ın yüzüne kan öksürmesiyle birden bire merhamete dönüşmesi gerçekten en akılda sahnelerden biriydi.

Frances McDormand gerçekten detayların oyuncusu. O kadar unutturmuyor ki kendini filmi kapattığınızda onun olduğu sahneleri hep hatırlıyorsunuz. Peki başka kimi hep hatırlıyoruz filmde elbette Dixon rolüyle Sam Rockwell’i. Tipik bir Amerikan polisi, yetkilerini sonuna kadar kullanıp reklam panocusu camdan fırlatacak kadar acımazsız ve küstah. Ama bir o kadar yaptıklarından pişmanlık duyan bir insan. Şerif’in ölümünün ardından üzerine kalan yükümlülük ile çabaladı. DNA örneği aldığı serserinin aradıkları katil olmadığını öğrenince hiçbiri şeyi başaramamış bir insan psikolojisi ile eline tüfeği aldı ve kendini öldürmeye niyetlendi. Fakat sonunda Mildred ve Dixon tecavüzcü katili öldürmek için yola koyuldu. Peki öldürecekler mi ? Yolda karar verirler.

Please reload